ERCİYES'İN ZİRVESİNDEN SÜPER LİGİN ZİRVESİNE...



"Şu anda sitede" hit counter online kişi var.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Şota ve Tolunay Arasındaki Fark iki ayrı Kayserispor

Uzun süredir  ara verdiğimiz blogumuzda kendi çapımızda birşeyler karalamaya devam edelim..




Kayserispor teknik direktörü olarak geçirmiş olduğu 2 yıllı sürecte Tolunay Kafkas hocamızla kazandığımız başarılı sonuçlar mevcut. Müzemize götürdüğümüz Türkiye kupasıda cabası.

Ama futbol yapısı ve mantalitesi olarak Ligimizin en verimsiz ve sıkıcı futbolunu oynayan bir kaç takımdan biri olduğumuzda yadsınamaz bir gerçekti.
Kendi takım taraftarlarının beğenmediği futbol yapısını başka takım taraftarlarından veya futbol otoritelerinden beklemek imkansızdır zaten olmazda....

Ligimizin defansif anlamda en dişli takımıydık ama hücum olarak gerekli organizasyonlar ve hücum varyasyonlarımız kısıtlıydı. önce rakibi tutuyor atabilirsek atıyorduk.. Kendi Kişisel beceri ve rakip takımın hatası sonucu gol atmakta çok ama çok zorlanıyorduk bunun sebebide organize ataklar ve hücum varyasyonlarında çok yetersiz kalmamızdandı..takım olarak savunmayı yapabiliyorduk ama hücumu maalesef beceremiyorduk.. buna etkende Tolunay hoca'nın futbol mantalitesi baş faktördü..

Allah'tan Makukula gibi bir ceza alanı golcüsü ve Cangele gibi tüm takımların kendilerinde olmasını isteyeceği bir hücum adamımız vardı....
Sezon öncesi otoritelerin ve futbol taraftarlarının ortak görüşü Makukula'yı neden bıraktı Kayserispor.
Bunu yanlış bir karar olarak görüp takımımızı ve hocamızı yargılayan çok oldu sezon öncesi.

Ama Şota'yla birlikte değişen başka birşey daha vardı kimse bunu gözönünde bulundurmuyordu yorumlarında. Kayserispor'umuzun değişen futbol mantalitesi..

Şimdi Kısaca Eski ve yeni hocamız arasındaki bu farkı irdeleyelim;

Ne demiştik Tolunay hoca defansif bir anlayışa sahipti hücum konusunda zaafiyetleri mevcuttu takımıda direk etki ediyordu bu.

Kalecimiz Dört defans oyuncumuz Önlerindeki Çift ön liberolarımız Saidoo ve İlk yarıda Abdullah/Furkan ikinci yarıda Şhawky.. tek görevleri ve maç boyunca yaptıkları defans'tı hücum opsiyonu olarak elinizde kalan diğer oyuncularla  pozisyona girmek zordu.. Bu defansif anlayışla önce tut sonra kontrayla Solda Mehmet Eren Sağda Cangele'ye aktar topu onlarda Makukula'ya başka bir seçenek yoktu. Pasa dayalı değil uzun toplarla hücum etmekten başka birşey yaptığı yoktu takımın..

Geçen sezon Ligin ilk yarısında bu anlayış tutmuştu bu defansı geçmek gerçekten zordu ve Hücumda Cangele ve Makukula harikulade performanslar sergiliyordu.. ama seçeneklerin kısıtlıysa bir müddet sonra senin kısıtlı hücum organizasyonlarını çözüp ona göre önlem alan takımlara karşı başarılı olabilmen zordur ve bu zorluğuda maalesef yaşadık..
Ali Turan göze batıyordu Aydın göze batıyordu neden çünkü ofansif anlamda birşey yapmalarına gerek yoktu.Ali Turan'ın Galatasaray'daki halini hepimiz gördük ( Farklı bir konuda irdelenebilinir etme bulma ddünyası) Gelen topu karşılamak tek görevleri oldukları için sırıtmıyorlardı başarılı bir şekildede bu işi gayet iyi yapmaktalardı bunun ana sebebide takım olarak defansif oynamak..
Örnek verelim 4 Kişilik bir takımı 6 kişiyle savunmakmı zordu yoksa 4 Kişiyle hücum eden bir takımı 3 yada 4 kişiyle savunmakmı.. Ali Turan bunu yaşadı Galatasaray'da..
Zaten belkide takımını satıp Gitmeseydi Şota'nın sisteminde kendine yer bulmakta zorlanacak belkide sırıtacaktı...

Şota geldi takım değişti..

Değişim Kaleden Hücumdaki son adama kadar Futbolcuların Görevlerini değiştirmekle başladı. Geçen seneki takım yoktu artık.. Defanstan top Şişirilerek değil Organize pasa dayalı bir şekilde çıkmaya başlamıştı.. Tek görevleri defans anlayışıyla rakip orta sahayı karşılamak olan ön liberolar takımdan yollandı ve onların yerine hem hücum hemde defansı gayet başarıyla yerine getirebilen Selim TEBER ve SANTANA takıma monte edildi.. Çünkü defanstan çıkan toplar ilk bu oyunculara aktarılıyor teknik kapasiteleri yüksek bu oyuncularda sola sağa yada ileriye gayet başarılı bir şekilde topu aktarma görevlerini yerine getirdiler.. Geçen seneki Saidoo ve Şhawky'le kurulu ön libero olsa bu şekilde bir sistemi oturtmak zordu olamazdı başarı beklenemezdi zaten..

Geçen sezon iki üç kişiye dayalı hücum sistemi yerine. Göbekteki iki ön libero Solda Troisi Sağda Cangele Ortada Moritz Ve forvet oyuncumuz..( Birkaç haftalık gecikmeyle takıma katılan Zalayeta) 3/4 Kişiyle hücum eden takım gitmiş 6/7 Kişiyle hücumda bulunan bir takım çıkmıştı karşımıza.. Ve hatta defanstan Serdar'ı Hasan Ali'yi sıkca hücum oyuncularına destek verirken gördük..

Defansif anlayışımız nasıl oldu peki; Sadece rakibi kendi yarı alanında karşılayan Kayserispor yerine sahanın yer yerinde rakibe basan bir Kayserispor vardı artık sahada.. Defansif başarısıyla övülen Kayserispor Bu sezonda defansif olarak başarılıydı çünkü Defans yapmak sadece yarı alanında takımı karşılamak değil tüm sahaya çok güzel bir şekilde yayılarakta başarılı olunabilinir dersini verdi bize Şota..

Neden Makukula değilde Zalayeta Bunun farkını Anlamış olmanız gerekme.. Şayet BU sistemde Makukula olsaydı sistem başarılı olamazdı çünkü Makukula son vuruş golcüsü topu aldıktan sonra Makukula'dan oyunu açması beklenemez. topu alır ya kaptırır yada kaleye vurur başka bir seçenek yoktu. Zalayeta öylemi değil tabiki takımımızın hücuma çıkışlarında kilit görevi görmekteydi top Zalayeta'ya geldiğinde Soldan sağdan ve göbekten hücuma çıkan oyuncularımıza topu aktarma görevini ve toplu hücum anlayışı için gerekli olan bu görevi gayet başarıyla gerçekleştirdiğini görmemiz zor olmadı Zalayeta'nın oynadığı maçlarda..
O kadar sakatlığa rağmen Sezonun İlk maçlarında var olan orta saha ve hücum oyuncularımızın eksikliklerine rağmen Şota sisteminden hiçbir şekilde ödün vermedi. Başarılı oldular yada olamadılar Sakatlanan oyuncularımızın yerine mücadele eden oyuncularımızla devam etti sistemine..
Sistemin başarısı için futbolcu kalitesi tabiki gereklidir ama buna rağmen kalite olarak alt seviyede olan oyuncularımızla bile Başarılı bir ilk yarı tamamladı takımımız..
ki Rahat bir şekilde Tolunay hocamız zamanındaki yapıya geçebilir ve sisteminden ödün verebilirdi Şota Kimsede birşey diyemezdi O kadar sakatlığa karşı anca bunu yapabilirz diyebilirdi..

Şota'yla gelen bu değişimi Sakatların düzelmesiyle ve yeni transferlerimizle Ligin ikinci yarısı üstüne koyarak tüm Futbol camiasına bağıra bağıra hissettirmeye devam edeceğimizden şüphem yok..

Yeterki takımdaki ruh kaybolmasın..

Geçen sezon İkinci yarı'da kaybolan ruhu görmemiz zor olmasa gerek. Ali Turan'la karaktersiziyle başlayan ve onun kankası Aydın'la devamında Gökhan Emreciksinle devam ederek tüm takıma olumsuz şekilde yansayan....
Peki şimdi nerdeler.....


0 yorum:

Yorum Gönder